Platform İZMİM
Ana Sayfa | Favorilerime Ekle 06 Eylül 2010, Pazartesi
Panetti İzolasyon Sistemleri - EA Mimarlık
İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu
Platform İZMİM,
İ.S.T.Ö.P. üyesidir.
 Konuk
Sayın Vali öncelikle "Haftanın Konuğu" olduğunuz için teşekkür ederiz. PLATFORM İZMİM'in öncelikle cevabını aradığı sorular ile başlayalım. Kent ve Mimarlık özelinde nasıl bir "İzmir" düşlüyorsunuz?

İzmir Valisi Sayın Oğuz Kağan KÖKSALÖncellikle PLATFORM İZMİM vesilesiyle Mimarlar Odası İzmir Şubesi üyeleriyle, beraber olmanın sevincini yaşıyorum.

Bilindiği gibi İzmir; tarihsel süreçte farklı kültürleri, dinleri ve medeniyetleri bünyesinde barındırmış, tarihinin her döneminde önemli bir yerleşim yeri, canlı bir ticaret, kültür ve sanat merkezi olmuş bir kenttir.

Elverişli konumu, uygun iklimi, geniş ve verimli tarım topraklarına sahip hinterlandı ve limanı kentin tarih içindeki sürekliliğini sağlayan temel özellikler olarak süregelmiştir.

Türkiye'nin çağdaşlaşmasında ve aydınlanmasında önemli yeri olan İzmir, günümüzde de ülkemizin çağdaş yüzü, 21'inci yüzyılını yaşayan kenti olarak bilinmekte, "Ege'nin" hatta "Akdeniz'in Yıldızı" olarak anılmaktadır.

Kentsel yerleşim açısından İzmir'in körfez etrafında bir inci gerdanlık gibi çevrelenmiştir.

Ancak, İzmir'in sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından ülke genelinde ilk sıralarda yer alması ve gelişme potansiyeli aynı zamanda yoğun bir biçimde göç almasına da neden olmuştur.

Bu yoğun göç olgusu; bir yandan eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve kentsel alt yapı alanlarında yatırım ihtiyacını arttırmış, istihdam konusunu temel bir sorun olarak ortaya çıkarmış, diğer yandan kentin mekansal gelişimini de olumsuz yönde etkilemiştir.

Kent ve mimarlık özelinde İzmir;
* Zengin tarihsel geçmiş ile bugünün sentezini gerçekleştirmiş,
* Doğal güzelliklerini ve iklimini mimarisinde yansıtan ve yaşatan,
* İnsani sıcaklığını, kültürel gelişmişliği, ince duyarlılığını yapılarına içselleştirmiş,
* Gelecek ideal ve iddialarına uygun kentleşen, denizin damgasını vurduğu bir kent olmalıdır, diye düşünüyorum.

Çeşitli kentlerde en üst düzey mülki amir konumunda bulundunuz. İzmir'i diğer şehirlerden farklı kılan nedir sizce? Diğer bir deyişle İzmir'in kentsel avantajlarını siz neler olarak görüyorsunuz?

İzmir; insanı, iklimi, tarihsel arka planı, sentez gücü, bir toplum oluşturma başarısı yüksek bir ildir. "Nereden gelirse gelsin, insan bir süre sonra İzmirli oluyor" gerçeğini her an yaşatmaktadır. İnsanı barışçı, geçimli, sıcak, insan sever ve sevecendir. Zenginliği sindirmiş, alçakgönüllü insanların yaşadığı sevgi, kardeşlik, hoşgörü ve dostluk merkezi olan bir ildir.

Çok zengin yaşama, yatırım, üretim fırsatları sunmaktadır. Elverişli konumu, uygun iklimi, geniş ve verimli tarım topraklarına sahip hinterlandı ve korunaklı limanı, İzmir kentinin tarih içindeki sürekliliğini açıklayıcı temel özelliklerdir.

5000 yıla uzanan tarihinin her döneminde ve günümüzde, önemli bir yerleşim yeri, bir ticaret, turizm, kültür ve sanat merkezidir.

Türkiye'nin çağdaşlaşmasında ve aydınlanmasında çok önemli yeri olan ve gerçek anlamıyla ülkemizin batıya açılan yüzü ve kapısıdır. Bir Avrupa kenti görünümündedir ve Türkiye'nin çağdaş yüzünü ortaya koymaktadır.

İzmir'in, ulusal ve uluslararası bir cazibe merkezi olma yolunda yapması gerekenler nelerdir sizce?

İzmir ilinin; kültürel değerleri, dinamik nüfusu, eğitim düzeyinin yüksekliği, gelişme ve kalkınma bilinci, teknoloji geliştirme bölgesi, gelişmiş serbest bölge ve organize sanayi bölgeleri, yenilenebilir enerji kaynakları, hava, kara ve deniz ulaştırma kabiliyeti, emsalsiz kıyıları ve tabiat, tarih ve turistik değerleri ile zengin doğal kaynakları gibi muazzam potansiyeli, ilin sosyo-ekonomik bakımdan gelişimi ve atılımı için büyük önem taşımaktadır. İlin tüm yönetici ve aktörlerinin koordineli, devamlı iletişim halinde çalışmaları, bu potansiyelinin tam olarak değerlendirilmesinde önemli bir merhale olacağı değerlendirilmektedir.

İzmir'in, bir cazibe merkezi olması için öncelikle; başta İzmir milletvekilleri, üniversiteler, genel idarenin il birimleri, yerel yönetimler, meslek organizasyonları, sivil toplum kuruluşları olmak üzere ilin tüm yönetici ve aktörlerinin koordineli ve devamlı iletişim halinde çalışmalarının sağlanması gerekmektedir.

Ayrıca, İzmir'in hinterlandı ile daha yoğun ilişkiler içinde bulunması, burada bulunan zenginlik ve birikimleri kendine eklemesi gerekmektedir.

Universiade benzeri etkinliklere sürekli olarak aday olmalı ve bu tip dev organizasyonlarda ev sahipliği iddiasını sürdürmelidir.

Konu sektörel bazda ele alındığında ise;
Uygun iklim koşulları, tarihi ve doğal zenginlikleri İzmir ve yöresinin hem turizm merkezi olarak cazibesini arttırmakta hem de turizm çeşitliliğinin arttırılmasına uygun bir ortam sunmaktadır. Ancak potansiyelini yeterince değerlendiremekte, turizmden elde ettiği gelir son derece düşük seviyelerde kalmaktadır.

Turizm konusunun yeniden ele alınması ve İzmir'i bir turizm, sanat ve kültür merkezi olarak ortaya çıkartılması, turizmi çeşitlendirecek ve on iki aya yayacak kongre turizmi, yat turizmi, inanç turizmi, sağlık turizmi, golf turizmi alanlarında projelerin ivedilikle uygulamaya konulması gerekmektedir.

İzmir Limanı İzmir'in en önemli ekonomik can damarlarının başında gelir. Kaynağı ve yapılış biçimi hangi yöntemle olursa olsun Alsancak Limanın kapasitesinin arttırılması, Nemrut Körfezi'nde yer alan iskelelerin bir liman biçiminde düzenlenmesi ve orta vadede Çandarlı Limanının yapılması gerekmektedir.

Küçük Menderes ve Bakırçay Havzalarında devam eden sulama amaçlı projelerin mutlaka tamamlanması gerekmektedir.

Ulaşım bağlamında; devam eden karayolları projelerinin tamamı, özellikle, İzmir Çevre Yolu Kuzey Dalının tamamlanması, Adnan Menderes Hava Limanı Dış Hatlar Terminali'nin günün koşullarına uygun hale getirilerek dış uçuş seferlerinin başlaması, kentiçi ulaşım modlarının entegre bir biçimde yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Çağımızda, bilim ve teknolojiye egemen olan ülkeler, dünya üzerinde mutlak bir üstünlük elde etme yolundadırlar. Ülkeler açısından temel hedef, artık teknolojiyi tüketen değil, üreten bir ülke konumuna gelmektir. "İzmir'in, ulusal ve uluslararası bir cazibe merkezi olma hususu" konuşulurken, günümüzde ekonomik gelişmenin temel belirleyicisi olan teknoloji ve onun kaynağı olan bilimin, öneminin atfı kaçınılmazdır. Bir kentin "cazibe merkezi" olarak sivrilmesi, çağın üretim teknolojisine uygun yapılanmayı gerçekleştirebilmesine bağlıdır. Bu noktada, eğitimli insan gücünün, bilimin, üniversitelerin, teknoloji geliştirme bölgelerinin önemi ortaya çıkmaktadır. İzmir'in mevcut eğitim ve öğretim kurumlarıyla bilgiye ve teknolojiye erişebilme, üretebilme ve kullanabilme kabiliyetin geliştirmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve etkin kullanılmasıyla, ilimizin ve ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin artırılmasına katkı sağlanması gerekmektedir.

İzmir'in, verimli havzalarını sanayi tesislerinin atıklarına teslim etmemek amacıyla, planlı ve çevreye duyarlı bir sanayileşme politikası izlemesi, sanayi faaliyetlerinin bir plan dahilinde gerçekleşmesi için, sürdürülebilir kalkınma anlayışı çerçevesinde, organize sanayi bölgesi ve serbest bölgelere önem verilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; İzmir'in, ulusal ve uluslararası bir cazibe merkezi olma yolunda, mevcut fırsat ve imkanlarını iyi kullanması, bunun için de, kamu ve özel kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri olarak tek bir hedefe, "dünya kenti İzmir" hedefine odaklanması gerekmektedir.

Örneğin İzmir'in EXPO 2015 Sergisi'ne adaylığı gündemde. İzmir'de EXPO nasıl bir organizasyon olmalı, nasıl bir çevrede gerçekleşmeli? Başarılı bir EXPO için nasıl bir ortam oluşturmalı sizce?

Ülkelerin, önceden belirlenen bir ortak tema çerçevesinde pavyonlar hazırlayarak, kendilerini diğer ülkelerin insanlarına tanıtmaya çalıştığı bir dünya fuarı olan EXPO'lar, tüm ülke için artı değer yaratan ve onu dünyaya tanıtan bir iletişim mucizesi olarak bilinmektedir.

Binlerce insanın katılımcı ve milyonlarca insanın da ziyaretçi olarak katıldığı bu evrensel dev organizasyonun 2015 yılında ülkemizde düzenlenmesi için Türkiye, 2004 yılının Ekim ayında Uluslararası Sergiler Bürosu'na (Bureau International Des Expositions'a) üye olmuş, Bakanlar Kurulu 2005 Kasım ayında, Türkiye'nin aday olmasına ve bu adaylığın İzmir tarafından yerine getirilmesine karar vermiş, Karar, 23.11.2005 tarih 26002 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. İzmir kenti adına resmi başvuru, T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından 2006 Nisan ayı içinde yapılacaktır. BIE, 2015 EXPO'sunun hangi kentte yapılacağına 2008 Şubat-Mart aylarında yapılacak Olağanüstü Genel Kurul'da karar verecektir.

Bilindiği gibi, İzmir dışında, Moskova ve Toronto gibi muhtemel adaylar dışında 2006 sonuna kadar yeni adayların çıkması de beklenilmektedir. Ancak İzmir, coğrafi konumu, iklimsel özellikleri, Türkiye'nin AB ile gelişen ilişkileri nedeniyle daha şanslı konumdadır. Bu şanslı konumu başarıya dönüştürmek için çok büyük bir tanıtım ve lobi çalışması yapılması zorunludur.

İzmir'in tarihinde önemli bir kilometre taşı olacak EXPO Fuarının, İzmir'e hakettiği çağdaş bir kent olma kimliğini kazandıracağına, rekabet gücünü arttırarak kenti ileriye taşıyacağına ve İzmir'in dünyaya açılmasını sağlayacağına inanılmaktadır.

EXPO 2015 Fuarı, bir bölge ve ülke projesi olarak görülmektedir. Bu nedenle başarılı bir EXPO için oluşturulacak ortam ilin tüm yönetici ve aktörleri tarafından sağlanacak bir konsensüs belirlenmesi gerekmektedir.

İktisat Kongreleri, Akdeniz Olimpiyatları, Universiade gibi dev organizasyonlara başarıyla ev sahipliğini yapmış ve bu alanda büyük deneyim edinmiş bir il olarak İzmir; EXPO 2015 Fuarı'na da büyük bir başarıyla ev sahipliğini yapacağına tüm İzmirliler gibi benim de inancım tamdır.

Mimarların kente, topluma karşı tavrı ve tarzı nasıl olmalı sizce? Mesleğimizden, meslek örgütümüzden beklentiniz nedir?

Mimarlık kente ve kentleşmeye, kentsel yaşama konularında sorumlulukları en yüksek meslek olarak görülmektedir. Mimarların, toplumun daha iyi bir kentte ve kentsel ortamda yaşama duyarlılığını geliştirmesinde etkin rol oynadıkları bilinmektedir. Bu itibarla kentsel gelişmeye yön verme görevleri bulunmaktadır. Bir sivil toplum örgütü olarak Mimarlar Odası İzmir Şubesi'nin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da İzmir konulu tüm çabalara etki ve katkı koymalarını, toplumun mimarlık kültürü kazanmasına katkıda bulunmasını, kent estetiği açısından mimari kararlarda etkin olmasını bekliyorum.

Kentlerin zengin tarihi, kültürel dokularının ve yapılarının korunması ve kente kazandırılmasında mimarlarımıza önemli görevler düşmektedir.
Ayrıca, kentleri yarınlara mimarlar taşmaktadırlar. Bu nedenle eserleri kalıcı olmak zorundadır. Mimar Sinan ile birlikte bu toplum neler, kimler görmüş ve unutmuştur. Oysa Mimar Sinan adı hala yaşamaktadır. Deyim yerindeyse mimarlarımız başlarında taşıdıkları mesleklerinin dikenli tacının hakkını vermek durumundadırlar.

Dünü bugüne sentezlemek, yerelliği ulusala, ulusalı evrensele sentezlemek temel ihtiyacımızdır. Kentsel ve fiziksel planda bunun önderi mimarlarımızdır. Kendilerine bireysel ve toplumsal çalışmalarında başarılar diliyor, İzmir'i daha mutlu ve yaşanılır kent yapma çabalarının devamını bekliyorum.

Bu vesile ile; Mimarlar Odası İzmir Şubesi üyelerine takdir duygularımla selam ve şükranlarımı sunuyorum.

yukarı
 

Platform İZMİM'in şimdiye kadar gerçekleştirmiş olduğu sohbet ve röportajları bu sayfadan takip edebilirsiniz.

> EBSO Yk. Bşk. Tamer Taşkın
> İBŞB Başkanı Aziz Kocaoğlu
> Erol EVGİN
> İzmir Valisi Oğuz Kağan KÖKSAL
> Cemil Şeboy


Forum
   
Dizayn Atölye
Ismail Ozcan Mimarlik
Kasım 2005 itibariyle 69995 kez ziyaret edilmiştir. felsefe | defter | duyuru | konuk | irtibat